Erken caz davulculuğunda zaman, ağırlıklı olarak bas davulda dört vuruş hâlinde tutulurdu. Count Basie orkestrasının davulcusu Jo Jones, bu yükü hi-hat’e aktararak ritim bölümünün dokusunu inceltti. Bas davul sürekli vurmak yerine vurgu için saklandığında, kontrbas ve piyano duyulur hâle gelir; orkestranın bütünü hafifler.
Jones’un hi-hat çalışı düz bir zaman tutma değildir. İkinci ve dördüncü vuruşlarda kapanan pedal, arada açık bırakılan kısa aralıklarla nefes alır. Bu nefes, swing hissinin kaynağıdır: notalar eşit uzunlukta değildir, aralarındaki oran icracının tercihine göre değişir ve parçanın temposuna göre kayar.
Basie ritim bölümünün "All-American Rhythm Section" diye anılmasının nedeni de budur. Dört müzisyen aynı anda daha az çalarak daha çok şey anlatmıştır. Jones’un mirası bir teknik değil, bir ölçü anlayışıdır: hangi vuruşun çalınmayacağına karar vermek, hangisinin çalınacağı kadar belirleyicidir. Jones’un fırça kullanımı da aynı anlayışın uzantısıdır: gürlüğü düşürmek için değil, dokuyu değiştirmek için tercih edilir.
Derslerimizde hi-hat çalışması, ayakla kapanan iki ve dördüncü vuruşun bagetten bağımsız hâle gelmesiyle başlar; bu ayrışma kurulduğunda kursiyer, zamanın nereden geldiğini kulakla ayırt etmeye başlar.