Bugün bildiğimiz davul seti tek bir icatla doğmadı. Yirminci yüzyılın başında New Orleans’ta bando davulcuları, geçit törenlerinde ayrı ayrı taşınan trampet, bas davul ve zili tek kişinin oturarak çalabileceği bir düzene indirdi. Ayak pedalının yaygınlaşması bu birleşmeyi mümkün kıldı; bir müzisyen artık iki eliyle ve iki ayağıyla dört ayrı işi aynı anda yürütebiliyordu.
Warren "Baby" Dodds bu geçişin en iyi belgelenmiş icracısıdır. Louis Armstrong ve Jelly Roll Morton kayıtlarında duyulan çalışı, bando yürüyüş davulculuğunun kalıplarını caz ritmine taşır. Dodds, bugün "solo" dediğimiz bölümleri henüz gösteri olarak değil, parçanın dokusunu değiştiren bir renk olarak kullanırdı.
Dodds’un en çok konuşulan katkısı, ritmi trampetin kasnağında, zilin kenarında ve davulun derisinde farklı noktalara dağıtmasıdır. Aynı kalıbı üç ayrı yüzeyde çalmak, tek bir kişiyi bir ritim bölümüne dönüştürür. Bu anlayış, sonraki elli yılda zamanın ride ziline taşınmasının da zeminini hazırlamıştır.
Derslerimizde set tanıtımı bu tarihle birlikte yapılır; kursiyer trampetin, bas davulun ve zilin neden yan yana durduğunu bildiğinde, ilk kalıpları ezberlemek yerine anlamaya başlar.