Mahavishnu Orchestra’nın 1971-73 arasındaki kayıtları ve Billy Cobham’ın 1973 tarihli "Spectrum" albümü, davul setine o güne dek alışılmamış bir yoğunluk getirdi. Elektrikli enstrümanların gürlüğüyle yarışan bir set, daha çok davul, daha büyük zil ve sürekli bir enerji gerektiriyordu.
Cobham’ın en belirgin özelliklerinden biri, iki elin gücünün eşitlenmiş olmasıdır. Solak bir icracı olarak sağ elini de aynı düzeye getirmiş, böylece cümleler hangi elden başlarsa başlasın aynı netlikte duyulmuştur. Açık el (open handed) çalma yaklaşımının yaygınlaşmasında payı büyüktür. "Quadrant 4" ve "Stratus" gibi parçalarda duyulan hızlı tek vuruş dizileri, tom’lar arasında dolaştırıldığında yalnız hız değil, geniş bir ses alanı etkisi de üretir.
Bu dönemin mirası yalnız hız değildir. Karma ölçülerin rock dokusuyla birleştirilmesi, geniş tom dizilimlerinin melodik kullanımı ve setin stereo alanda düşünülmesi aynı yıllarda yerleşti.
Bugün progresif ve modern metal davulculuğunda karşılaşılan pek çok çözüm bu döneme dayanır. Cobham’ın kayıtlarında tom’ların stereo alanda geniş yerleştirilmesi, bir cümlenin sağdan sola akıyormuş gibi duyulmasını sağlar; bu yaklaşım sonraki on yılda kayıt pratiğinin standardı hâline gelmiştir.
Derslerimizde zayıf elin geliştirilmesi ayrı bir çalışma başlığıdır; aynı alıştırma her iki elden başlatılarak çalışılır ve gelişim kayıtla karşılaştırılarak izlenir.