Bill Stewart, 1990’lardan bu yana John Scofield, Pat Metheny ve Larry Goldings gibi isimlerle yaptığı kayıtlarla çağdaş caz davulculuğunun en etkili seslerinden biri hâline geldi. Çalışının ayırt edici yanı, eşlik ile doğaçlama arasındaki sınırı belirsizleştirmesidir: ride kalıbı sürerken sol el ve bas davul, solistle karşılıklı konuşan bağımsız bir cümle yürütür.
Stewart’ın cümleleri genellikle ölçü çizgisini aşar. Üç ya da beş vuruşluk gruplamalar 4/4 üzerine bindirilir, birkaç ölçü boyunca gerilim birikir ve çözüm beklenen yerde değil, bir sonraki bölümün başında gelir. Dinleyici zamanı kaybetmez ama nerede duracağını önceden bilemez.
Bu yaklaşımın altında güçlü bir nota okuma ve kompozisyon bilgisi vardır. Stewart aynı zamanda besteci olarak çalışır; davul cümlelerinin melodik mantığı, parçaların armonik yapısıyla birlikte düşünülmüştür. Teknik burada amaç değil, fikri taşıyan araçtır. Bu yüzden Stewart’ın sololarında tekrar eden motifler duyulur; fikir önce kurulur, sonra geliştirilir ve dinleyici izleyebildiği için gerilim anlam kazanır.
Derslerimizde ileri seviye eşlik çalışması, kursiyerin ride kalıbını bozmadan sol elle ayrı bir ritmik cümle yürütmesiyle ilerler; önce iki ölçülük kapalı fikirler, ardından ölçü aşan gruplamalar denenir.